Hemen Ara

Whatsapp Destek

Obezite ve Metobolik Cerrahi Uzmanı - Op. Dr. Serkan Tüğen

Obezite İle Mücadele

Obezite İle Mücadele
Obezite İle Mücadele

Obezite 21. Yüzyılın en ciddi sağlık problemidir.  Obezite vücutta aşırı ve anormal yağ birikmesidir. Vücutta depolanan yağ miktarının artışının osteoartrit, kanama, kalp hastalığı, yüksek kan basıncı, Tip 2 diyabet ve kanser riskini arttırdığı kanıtlanmıştır. Bu hastalık dünya çapında etnik köken, ekonomik seviye ve eğitim durumu gözetmeksizin milyonlarca kişiyi etkilemekte ve ölümlere neden olmaktadır.

Obezite oranları roket hızıyla artmaktadır. Bunu herhangi bir araştırmaya bile gerek olmadan, kalabalık herhangi bir yere girdiğinizde gözlerinizle fark edebilirsiniz. Dünya sağlık örgütü 2020 yılında dünyada ölümle sonuçlanan sağlık sorunlarında obezitenin 1. Sıraya çıkacağını ön görmektedir. 2030 yılında dünya nüfusunun %42’si obez %11 ise ileri derecede obez olacaktır. 

Obezitenin insan sağlığı üzerinde yakın dönem ve uzun dönem sonuçları vardır. En çok ölüm nedeni olan, kardiyovasküler hastalık riskini arttırır. Bunlar kalp hastalığı, felç, hipertansiyon ve yüksek kolesterol düzeyi ile alakalıdır. Meme, kolon, ebdometrium kanseri gibi en az 13 kanser türü direk obezite ile alakalıdır. Ayrıca kas iskelet sistemi rahatsızlıkları da artar. Böylece obez hastaların yaşam beklentileri kısalacağı, hayatta kaldıkları sürece yaşam kaliteleri azalacağı gibi, sağlık harcamaları da artacaktır. 

Osteoartrit, sık görülen bir kas iskelet sistemi hastalığıdır. Kemik yoğunluğunun azaldığı yaşlılık hastalığı osteoporoz ile karıştırılmamalıdır.  Osteoartrit eklemlerin dejeneratif bir hastalığıdır.

Osteoartrit kemiklerin arasındaki koruyucu kıkırdağın dejenerasyonu sonucu oluşur. Eklemlerde sürtünme ve aşınma olur. Genelde bileklerde, kalçada, dizlerde, sırtta ve boyunda gelişir. Açıkça obez olmak, eklemlerdeki yükü arttırır ve kıkırdağın bozulmasını hızlandırır.

Koroner kalp hastalığı, felç ve hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, kalbi besleyen koroner damarların içinde plak oluşması durumudur. Bu damarlar oksijenden zengin kanı kalbe taşır. Ama plaklar bu damarları daraltır veya tıkar. Bu yüzden kalp kaslarına giden kan azalır, son olarak bu plaklar kopar ve gidip damarı tıkar ve kalp krizi geçirmenize neden olur. Eğer bu plak beyine giderse beynin kanlanmasını engeller ve hastanın felç geçirmesine neden olur.

Obezlerde aynı zamanda kan basıncıda yüksektir. Kan basıncı kalp kanı pompaladıktan sonra kanın damar cephesine uyguladığı kuvvettir. Eğer bu basınç artar ise ve uzun süre bu şekilde yüksek olarak kalırsa, vücudumuzu ciddi şekilde tehlikeye sokar.

Tüm bunlar kalbin çok etkisiz bir şekilde çalışmasına sebep olur. Obez hastalarda kalp kasının zamanla zayıflaması ve düzgün kasılmaması nedeniyle sabit bir kan akımını sağlayabilmek için kalp normalden fazla çalışır, yani taşikardi oluşur.(Nabız ≥ 100) Kalp bu şekilde uzun süre çalışamaz ve belli süre sonra ölüm gerçekleşir. 

Tip 2 Diyabet Hastalığı (Şeker)

Diyabet vücut kan şekerinin çok yüksek seyretmesidir. Normalde vücudumuz yiyeceklerimizi parçalar glukoza dönüştürür ve ihtiyacı olan hücrelere glukozu götürür. Hücrelerimiz insülin hormonunu kullanarak glukozu alıp enerjiye dönüştürürler. Tip 2 diyabeti olan hastalar insülini düzgün olarak kullanamazlar. Öncelikle vücut daha fazla insülin üretmeye çalışır ama zamanla bu da giderek azalır.

Tip 2 diyabeti olan hastalar genelde kilolu ve obezdir. Tip 2 diyabet riskimizi kilo vererek, dengeli beslenerek, düzenli uyku ve egzersiz ile azaltabiliriz. Eğer tip 2 diyabet iseniz kilo vermek ve fiziksel aktiviteyi arttırmak kan şekeri seviyemizi kontrol etmenizi kolaylaştırır. Fiziksel olarak aktif olmak, diyabet ilaçlarınızı daha az kullanmanıza neden olur.

Karaciğer Yaralanması

Obezite alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasını arttırır. Bu hastalık yağlı karaciğer (steatoz) , steatohepatitis  (karaciğer iltihaplanmasından karaciğer sirozuna kadar varabilen bir durumdur. Tüm bu hastalıkların ana nedeni obezite ile alakalı insülin direncidir. Hastalar ne kadar kilolu ise karaciğer hastalıkları o derece ağırdır.

Zihinsel Sağlık

Obezitenin gözle görülebilen birçok yandaş hastalığı varken birde gözle görülemeyen etkileri mevcuttur. Hem obezite hem de zihin sağlığı beraber artarak ilerleyen yapıdadır. Kurbanı beraber ele geçirir ve yıpratırlar. Burada soru ve asıl tartışma obezitenin sadece medikal bir hastalık olup olmadığı, psikiyatrik bir parçasının olup olmadığıdır.

Çocuklardaki obezitenin önlenmesi amacıyla yapılan çalışmalarda zihin sağlığı da ön planda tutulmaktadır. Çalışmalarda obezite nedeniyle opere edilen hastaların %66’sında en az 1 adet mental sağlık problemi tespit edilmiştir. Şu çok nettir ki, obezite ile birlikte oluşan mental hastalıkların kişisel, çevresel ve sosyal faktörlerle ilişkisi vardır.

Yaygın inanışın tersine yağ dokusu,  durağan değildir. Biyolojik olarak aktiftir. Kortizol (nörotoksik stres hormonu) ve mental hastalıklara yol açan inflamatuar kimyasallar üretir. Depresyondaki hastalar fazla miktarda kortizol üretir. Kortizolün bir etkisi de karın çevresinde yağ birikmesini sağlamasıdır. Ayrıca kortizol dengesiz insanlarda depresyon riskini arttırır. Bu da obeziteye yol açan bir kısır döngü oluşturur.

Obez kişinin kendine olan nefreti hemen her gün yapılan basit fiziksel aktiviteleri (merdivenden çıkmak, ayakkabı bağlamak, koltuktan kalkmak gibi) yerine getirememekten kaynaklanabilir. Obez insanlar topluma açık alanlarda bu tip zorluklar çektiklerinden kendileriyle alay ediliyor olabilir.  Obez kişilerin sağlıklarını kontrol altına almak amacıyla spor salonlarına gitmeleri bile travmatik bir deneyim olabilir. Gittikleri yerde görünüşlerine göre değerlendirildiklerinden dolayı kendilerini iyi hissetmezler.

Obez insanlara karşı olan önyargı ve ayrımcılık ırk ayrımcılığına benzer hatta aynıdır. Obez olmayanlar, obez insanlara tembel, motivasyonsuz ve disiplinsiz olarak görürler. Halkın obez insanları bu şekilde aşağılaması bu insanların daha az toplum içine çıkmasına ve evde tüm gözlerden uzakta yani kendilerini güvende hissettikleri yerden çıkmamalarına neden olmaktadır. Televizyonda ve internette hep ideal vücutlar gösterilirken kilolular göz ardı edilirler.

 

Sosyal Ağlarda Paylaş