Hemen Ara

Whatsapp Destek

Obezite ve Metobolik Cerrahi Uzmanı - Op. Dr. Serkan Tüğen

Şeker (Diyabet) Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Şeker (Diyabet) Ameliyatı Riskleri Nelerdir?
Şeker (Diyabet) Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Her ne kadar operasyon laparoskopik(kapalı) bir şekilde yapılsa, her ameliyatta olabilecek riskler şeker ameliyatında da mevcuttur.

Operasyon öncesi diğer ameliyatlara göre hastalara daha detaylı tetkikler ve branş konsültasyonları yapılır. Her hasta Göğüs hastalıkları, Kardiyoloji, Psikiyatri, Dahiliye ve Anestezi hekimleri tarafından incelenir. Her hastaya EKG ve solunum fonksiyon testi rutin yapılır. Eğer konsültan doktor şüphe duyarsa ve istekte bulunursa EKO, tomografi gibi ileri tetkiklerde yapılabilir. Operasyon öncesi hazırlıkta, hastanın doktora bahsetmediği veya varlığından haberdar olmadığı yandaş hastalıkları olabilir. Unutmamalıdır ki şeker hastalığı bir multisistem hastalığıdır ve zamanla vücuttaki tüm sistemleri etkiler ve kalıcı hasarlar oluşturur.

Eğer hasta tüm bu testlerden ve konsültasyonlardan başarı ile çıkarsa son olarak Anestezi hekiminin onayı alınarak, operasyona alınır.

AMELİYAT SONRASI OLUŞABİLEN KOMPLİKASYONLAR

KANAMA: Her ameliyatta olduğu gibi ameliyat anında fark edilemeyen ve sonradan gelişen kanamalar bu sırada oluşabilir. Ameliyat sonrası hastalara drenler yerleştirildiği için kanamalar erkenden fark edilir ve gerekli önlemler alınır.

AKCİĞER EMBOLİ (Pıhtı): Ameliyat sırasında kan akımının durağanlaşması nedeniyle eğer hastada yatkınlık varsa özellikle bacaklardan akciğer damarlarına pıhtı atımı olur. Eğer bu pıhtı büyük ve ana akciğer damarlarından birini tıkarsa ölümcül olabilir. Bu komplikasyonu yaşamamak için bütün hastalara varis çorabı giydirilerek bacaklarda kanın göllenmesi engellenir. Ayrıca hastalara pnömatik kompresyon cihazı adı verilen bir alet ameliyat öncesinde takılır. Bu cihaz belli aralıklarla hastanın bacaklarını kompres ederek kanın dolaşımını sağlar. Ameliyat sonrası hasta ayağa kalkıp gezinmeye başlamasıyla birlikte (Post. Op  4.saat) bu cihaz çıkartılır. Ayrıca pıhtı oluşmasını engellemek için  hastanın yattığı 3-4 gün boyunca ve sonrasında taburcu edilirken 4.gün olmak üzere 1 hafta boyunca  düşük molekül ağırlıklı heparin(Clexone) uygulanır.

ANASTOMOZ KAÇAĞI: Bu komplikasyon en çok korkulan komplikasyondur. Eğer geç fark edilirse sonuçları hem hasta için hem doktor için korkunç olabilir. Yeni oluşturulan mide ve barsak birleşkelerinde teknik bir hatadan veya kullanılan malzeme kalitesinden veya hastadaki yetersiz iyileşme durumundan sızıntı olabilir. Bu sızıntı eğer geç fark edilirse karın içine karışan mide ve barsak içerikleri enfeksiyona yol açar ve hastanın genel durumunu bozar.

KAÇAKLAR OLMADAN NASIL ÖNLENİR?

  1. Teknik bir hata olmaması için bu konuda deneyimli, uzmanlaşmış, laparoskopik cerrahi tecrübesi olan bir hekime başvurulmalı.
  2. Kullanılan malzeme kalitesinden kesinlikle ödün verilmemeli. Doktora mutlaka kullanılan malzemeler mutlaka sorulmalı. Eğer fiyatta genele göre bir düşüklük varsa sebebi sorgulanmalı.
  3. Hastadan kaynaklı faktörlere gelince her hastanın yara iyileşmesi birbirinden farklıdır. Ameliyat her ne kadar mükemmel olsa da eğer hasta sigara kullanıyorsa, kortizol içeren ilaçları varsa, çok fazla enfeksiyon geçiriyorsa daha önceki ameliyatlarında da sorun yaşamış ise dikkatli olmak gerekir.
  4. Özellikle sigara ameliyattan önce mutlaka azaltılmalı, hatta mümkünse bırakılmalıdır.

AMELİYAT SONRASI YARA ENFEKSİYONU VE FITIKLAŞMALAR

Ameliyat sonrasında her ne kadar laparoskopik bir cerrahi olmasına ve karın duvarında 4-5 adet 0,5-2 cm’lik kesiler olmasına rağmen eğer hasta taburcu sonrası düzgün ve düzenli pansuman uygulamaz ise, taburcu sonrası verilen antibiyotiklerini kullanmaz ve gerekli hijyen kurallarına uymaz ise yara yeri enfeksiyonu gelişebilir. Gerekli müdahale ile enfeksiyonlar illaki düzeltilir gerekirse tekrar dikiş atılabilir ama iyileşme uzar ve kozmetik sonuçları daha kötü olur. Her ne kadar kesiler çok ufak olsa da ameliyat sonrası ağır kaldıran, sigara içicisi olup çok öksüren hastalarda yara yerleri fıtıklaşabilir. Ufak müdahaleler ile sorun çözülür.

ŞEKER REGULASYONU

Cerrahi sonrası yeni oluşturulan sindirim sistemi pasajının hormonel etkilerini görmek için bir miktar zaman geçmesi gereklidir. Ameliyat sonrası genelde (%90-100) hastada, kullandığı tüm ağızdan alınan ilaçlar ve insülin dozları bırakılır. Hastaların kaç yıldır şeker hastası olmasına, kullandığı insülin ve ilaç dozlarının fazlalığına, fazla kilosun, ameliyat sonrası düzenli egzersiz yapmasına göre değişkenlik göstermekle birlikte bu süreç kendiliğinden belirlenir. Çok dirençli şeker hastalarında ilaç zamanla bıraktırılır. Uygun hasta seçimi sonrası hastaların hepsi başladıkları yeni ameliyat öncesi dönemden daha az ilaç ve insüline bağımlı hale gelirler. %70-80 hasta sürece tamamen ilaçsız devam eder.

Sosyal Ağlarda Paylaş